İstanbul’da Refah, İlçe Bazında İki Noktada Zirve Yapıyor
İstanbul’un ilçe nüfusları ile sosyo-ekonomik statülerini birlikte okuduğumuzda şehir, tek bir “merkez” yerine çok parçalı bir profil çiziyor. İlçelerin içinde üst gelir grupları olsa da ilçe geneline yayılan tablo çoğunlukla orta bantta şekilleniyor.
Kadıköy ve Beşiktaş, ilçe bazında A Grubu (en üst) statüye çıkan iki istisna. Üstelik bu iki ilçede tablo oldukça homojen: her iki ilçede de yalnızca 2 mahalle C Grubu seviyesinde. Geri kalan mahalleler ağırlıklı olarak A Grubu’nda yer alırken, kalan kısmı ise B Grubu (üst) seviyesinde konumlanıyor.
Diğer ilçelerde ise üst sosyo-ekonomik mahalleler bulunmasına rağmen, ilçe genelinde orta gelir profili daha baskın. Bu nedenle Sarıyer, Şişli, Bakırköy, Ataşehir, Beykoz gibi “üst segment” algısı güçlü yerlerde bile ilçe ortalaması C Grubu (orta) seviyede kalabiliyor.
Nüfusun ağırlığı tabloyu aşağı çekiyor: Esenyurt, Küçükçekmece, Pendik, Ümraniye, Bağcılar gibi çok yoğun ilçelerde, geniş kitlelere yayılan yapı ilçe ortalamasını daha belirgin şekilde C bandına sabitliyor. İstanbul’un “ortalama” profili, büyük ölçüde bu yüksek nüfuslu ilçelerin demografik ağırlığıyla şekilleniyor.
Özetle: İstanbul’da sosyo-ekonomik farkı asıl belirleyen şey çoğu zaman ilçe içi dağılım. İlçe ortalaması tek başına bir hikâye anlatıyor; ama gerçek detay mahalle kırılımında saklı.





